Web sitenizin kopyalanması ve fikri haklar

Fikrî haklar, en geniş tanımıyla hem eser sahipleri ve bağlantılı hak sahiplerinin haklarını örneğin film yapımcıları, web siteleri, icracı sanatçılar gibi hem de sınai hakları ifade etmektedir.

Bu yazıda kullanacağım terimler;fikrî haklar”, “telif hakları”, “eser sahibinin hakları” ile her türlü bilimsel ve edebî eserler ile bilgisayar programları üzerindeki haklar ifade edilirken “sınai haklar” ya da “sınai mülkiyet hakları” ile patentler, markalar, ticari sırlar, endüstriyel tasarım ve modeller üzerindeki haklar anlatılmaktadır.

Düşünce ürünü eserlerin uluslararası düzeyde korunması gereği “Paris Sözleşmesi”, ardından 1886 yılında “Bern Sözleşmesi“ kabul edilmiştir. 1967 yılında ise Stockholm’de yapılan konferans ile Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) kurulmuştur. 1974 yılından itibaren B.M. örgütünün uzman bir kuruluşu olarak faaliyet göstermeye devam etmektedir.

Türkiye’de Fikrî Hakların gelişimi ise özellikle bu alandaki kanunun hazırlayıcısı olan Ord. Prof. Dr. E. Hirsch ile birlikte anılmaktadır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 5 Aralık 1951 tarihinde kabul edilmiş ve 13 Aralık 1951 tarihli Resmî Gazete ’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bir içeriğin eser sayılabilmesi için; fikrî bir emeğin ürünü olması, yaratanının özelliklerini taşıması ve eser türlerinden birinin kapsamı içinde nitelendirilmesi gereklidir. Kanunda fikir ve sanat eserleri türleri şöyle sınıflandırılmıştır:

Dil ve yazı ile ifade edilen eserler,
Bilgisayar programları ve bunların hazırlık tasarımları,
Danslar ve sözsüz sahne eserleri,
Teknik ve ilmî fotoğraflar, haritalar, planlar, krokiler, resimler, maketler, mimarlık ve şehircilik ve sahne tasarımları olan ilim ve edebiyat eserleri,
Her nevi sözlü ve sözsüz besteler olan müzik eserleri,
Resimler, desenler, güzel yazılar, çeşitli maddelerin üzerine yapılan eserler, kaligrafi, serigrafi
Heykeller, kabartma ve oymalar,
Mimarlık eserleri,
El işleri, tekstil ve moda tasarımları,
Fotoğrafik eserler ve slaytlar, grafik eserler, karikatürler,
Her tür tiplemeler olan güzel sanat eserleri,
Sinema eserleri.

FSEK madde 6/11’de; “bir bilgisayar programının uyarlanması, düzenlenmesi veya herhangi bir değişim yapılması”, “işlenme eser” olarak tanımlanır. Fikri hak ihlallerinin en önemli sebepleri;

İnternet ortamında eserler son derece kolay çoğaltılabilmekte ve dağıtılabilmektedir.
Web sayfaları ya da içeriği ile ilgili korumanın sınırı tam olarak belirlenememektedir.
İnternet, etkileşimli yapısıyla ve sanal gerçeklik uygulamaları gibi teknolojik gelişmeler ile klasik eser tanımını zorlamaktadır.
İnternet’in hiçbir hukuki kişiliğe ya da kuruma ait olmayan bir yapıda bulunması bu şekilde yapılacak düzenlemeleri zorlaştırmaktadır.
İnternet’in bir özgürlük ortamı olarak, fazladan yasal ya da teknik düzenlemelerle gelişiminin kısıtlanması istenmemektedir.
İnternet üzerinden yapılan hak tecavüzlerinde, tecavüzü yapanın tespiti ve bu ihlalin önlenmesi son derece güç olmaktadır.
Uygulanacak hukukun tespitine ilişkin sorunlar bulunmaktadır.

Web sayfası, yazılımlar ve bilgisayar oyunları: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK) 4630 sayılı Kanun ile değişik “Tanımlar” başlıklı 1/B maddesinin (g),(h),(ı) bentlerinde “Bilgisayar programı”, “Ara yüz” ve “Ara işlerlik” kavramlarının açıklamaları yapılmış, ilim ve edebiyat eserleri arasında sayılmıştır. Bilgisayar programı: Bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmalarını ifade etmektedir.

Bir şeyin eser olarak nitelendirebilmesi için;
Fikrî bir çabanın ürünü olması,
Eser sahibinin hususiyetini taşıması, şekillenmiş olması,
Kanunda tanımlanmış olan eser türlerinden birine girmesi.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, korunan eserlerin eser sahibinin haklarına tecavüz hâlinde yasal yaptırımlar öngörmektedir. Bu kanunda madde 66’da “Manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan kimse tecavüz edene karşı tecavüzün ref’ini (giderimini) dava edebilir.