قصيدة صوت صفير البلبل (Türkçe)

Sovt-u safir el-bulbul (قصيدة صوت صفير البلبل) Arap edebiyatında yer tutmuş mükemmel bir eserdir. Eser yazılmaktan ziyade işlenmiş diyebiliriz. Anladığım kadarıyla merak edip araştıran arkadaşlara da tercüme etmek istiyorum. Çünkü bu eserle ilgili Türkçe sitelerde hiçbir kaynak yok.

esmaiEski devletlerin meliklerinden birisi bilmediği bir şiiri okuyana, şiirin yazılı olduğu şey ağırlığınca altın vermeyi vaat etmiş. Ancak bunun yanı sıra bir hile yapıyormuş. Melik dinlediğini tek seferde ezberliyordu. Ayrıca bir bayan hizmetçi ve bir erkek oğlan varmış. Oğlan dinlediği şeyi iki seferde, cariye ise üç seferde hafızasına alıyormuş. Şiir yazıp gelenler Melik’in huzurunda şiirini okuduklarında melik, ben bu şiiri daha önce duydum diyerek okuyordu. Melik okuyunca oğlan hem şairden hem melikten dinlediği için iki kez dinliyordu. Melik şiiri okuyunca kapı arkasındaki Cariye ve Oğlanı çağırıyor. Önce oğlana okutuyor, (bu arada cariye üçüncüyü dinlemiş oluyor) sonrasında da cariyeye okutuyordu. Böylece şiiri yazan yazar şiirin sadece kendisinin olduğunu ispatlayamıyor ve istek hakkını kaybediyor.

Yarışmayı kaybeden şairlerden biri diğer şairin (El-esmai) yanında melik’in hile yaptığını düşündüğünü söylüyor. Bunun üzerine şair süslemeli ve kolay ezberlenemez bir şiir yazıyor. Aşırı şekilde yapılan kelime oyunları ve süslemeler ile ezberlenmesi güç bir şiir yazıyor. (Videoda da gördüğünüz gibi) Daha sonra melikin huzurunda şiiri okuyor. Ne melik ne çocuk ne cariye şiiri hiçbirisi tekrar edemiyor. Çünkü süslemelerden kafaları karışıyor.

Melik sayfaları getir deyince, şair: “ben kâğıda değil taşa yazdım” diyerek işi daha da farklı bir konuma getiriyor. İşte El-esmai’nin o şiiri: