Recmin islamda yeri

RECM: Taşlama yöntemiyle öldürme işlemidir. Kuran’da bekarlar için 100 değnek, evliler için ise hadis-i şeriften anlaşıldığı üzere recm cezası uygulanmıştır. Bugün oradan buradan kopyalanan yazılarla değil doğrudan doğruya bilgi ışığında recm konusuna birazcık değinelim.

Biliyorsunuz ki islamda recm (ederek) öldürme cezasına pek az rastlanmaktadır. RECM konusunda da çok farklı tartışmalar vardır. Bazıları recmi kabul etmezken, bazıları recmi kabul eder ancak yürürlükten kalktığını iddia eder. Bazıları ise recmi kabul ederler. Günümüzde recm’in çoğunlukla ne yazık ki yanlış bir şekilde uygulanmakta ve kullanılmakta olduğuna şahit oluyoruz.

İslamda recm yapılması şartları

Recmin gerçekleşmesi için istenilen şartlara bakacak olursak; kişinin kabul etmesi veya 4 şahit, (4 şahit aynı anda doğrudan olayı görmeleri) kişinin recm edilmeye götürülürken kaçma-ması veya şahitlerden birinin ilk taşı atmaması veya ceza vakti orada olmaması durumlarıdır. Ayrıca 4 şahitten birisi gelmezse diğerleri de iftira ettiği vs. gerekçesiyle ceza alıyor.

Şimdi bütün bunları değerlendirirsek recmin daha çok sembolik bir ceza olduğunu, ciddiyet konusunda yetersiz kaldığını, daha çok caydırıcı tarafının olduğunu anlamak pek zor olmaz. Ancak yakın tarihe baktığımızda sırf yeni bir kadınla evlenmek için karısını recm ettiren kocalara da şahit oluyorsunuz. Mesela yıllar önce izlediğim soraya’yı taşlamak isimli film gerçekten uyarlandığı söyleniyor. Bu filmi izlemiş olanlar demek istediğimi daha iyi anlar. Recmin kural tanımaz insanların elinde ne kadar kötü bir silaha dönüştüğünü böylece anlamamız mümkün.

Tabi diğer kanunlarda da durum aynıdır. Fakat söz konusu “bir insanın hayatı” ise elbette konuyla daha yakın temas halinde bulunmamız son derece normaldir. Çünkü haksız yere bir insanı öldürmek tüm insanlığı öldürmek gibidir.

Recm konuşulduğunda aklımıza gelen ülkelerden ilki İRAN’dır. İran çeşitli baskılar sonucunda 2002 yılında recmi kaldırdı. Tekrar yürürlüğe giren recm ile tekrar artan baskılar sonucu recm, 2. kez kaldırıldı. İran bu kararı verdiğinde 8’i kadın 9 kişi recm edilmeyi bekliyordu.

Dikkat ederseniz recm cezalarında taşlanarak öldürülen de genelde kadındır. Bu kadın bu işi tek başına mı yaptı? Erkek nerede? 4 şahit nerede? İslam devleti başkanı nerede? Bütün bunlar recmi kabul edenlerin olmazsa olmaz dediği şeylerdendir.

islamda recm taşlamak

Recme Karşı Uluslararası Komite

1998 yılında kurulan “Recme Karşı Uluslararası Komite” si sayesinde dünyanın çeşitli ülkelerinde recm adı altında uygulanan katliamların önüne bir nebze de olsa geçilebiliyor. Kadınlara yönelik bir ceza olarak lanse edilmeye çalışılan bu cezanın mağduriyeti kominite tarafından sık sık engellenmektedir. Recm cezası tesbit edildiğinde kominite önce bir protesto mektubu gönderiyor daha sonra ise müdahale ediyor. Komite, 2001’de Sudan’da 18 yaşındaki bir kızı, uluslararası protestolar sayesinde Nijeryalı Safiye Hussaini’yi, 2002’de ise Pakistanlı Zafran Bibi’yi taşlanarak öldürülmekten kurtardı.

Günümüzde recm denildiğinde var olan durumların iyi değerlendirilmesi son derece önemlidir. bu konuda yazılacak çok şey var ama bugün zamanım kalmadığı için burada geçici bir nokta koyuyorum. Ancak kısa süre içinde konu güncellenecek ve “recm cezası” konusu ilerleyen günlerde tarafımca yeniden kaleme alınacak eklemek istediğim kısımlar konuya eklenecektir. Bu süre içerisinde sormak istediğiniz konuları yorum kısmından sorabilirsiniz.

İslamda recm konusunu okudunuz.
Son güncelleme: 11.12.2019

12 hakkında “Recmin islamda yeri” görüş

  1. NİSA:25 … Fakat, evli olduğu halde fuhuş yaparlarsa o taktirde hür kadınlara uygulanan azabın (cezanın) yarısı kendilerine uygulanır… o halde öldürmenin yarısı nedir? yarım öldürme diye bir şey mi var? kuranda zinanın cezası belirtilmiştir ve 100 değnektir. aksini söyleyene inanmayın.

    1. Hür kadınlara uygulanan ceza” kısmından anladığınız şey nedir? Yani evli kadınlar hür değil mi? Yarısı denildiğine göre demek ki “bekar hür kadınlar” şeklinde anlamak daha doğru olur. Şeri hükümler kaynağını Kuran’dan alıyor ve diğer bir kaynak hadis-i şeriflerdir. Ha siz inanırsınız inanırsınız inanmazsanız hükümleri kendinizce değiştirmenin ve İslam’ı kendinize uyarlamanızın bir manası yok. Yaşadığınız ortam, örf ve kültür ve adetlerinize ters düşen bir durum olabilir “evli kadının zina yapması” ve “taşlanarak öldürülmesi” ancak bu ne yazık ki hükmü değiştirmiyor. Hüküm taşlanarak öldürülmesidir. Kabul etmiyorsanız ben İslam dinini ve hükümlerini kabul etmiyorum dersiniz olur biter. Ama kalkıp bir düzeltmeye gitmeye çalışmak yersiz bir çabadır ve o yersiz çabaların içinde bizzat ve çokça kendim bulunmuş biri olarak size önerim budur. Kabul etmezseniz sıkıntıdasınız. Domuz etini yememeniz için illa mantıklı bir neden aramak gerekmez. Bu da benzer meseledir. İnanıyorsunuz o sizin inancınız. Yani söz konusu olan şey inanç ise size uygun durumları kabul edip uygun bulmadıklarınızı kabul etmemek sıkıntılıdır.

      1. niye ben islamdan çıkıyorum ki? bey efendi kuranda nerede yazıyor kadınların taşlanarak öldürülmesinin gerekli olduğu? sizde mi vardı da ayeti keçi yedi diyeceksiniz? inancımız diye körü körüne her duyduğumuza saplanalım mı yani.

        1. Hayır saplanmayın. Zaten araştırma yolunda olmanız iyi ama bende diyorum ki şeri hükümlerin ikinci kaynağı hadislerdir. Siz Allah’ın elçisi olan birinin sözlerini tamamen kendi sözleri mi sanıyorsunuz? Bugün ülkelerin elçilikleri bile ait oldukları ülkelerin ağzından konuşuyor. Alimlerin uzun süreler saç döktüğü ve ortak olarak vardıkları hükümlere geçersiz diyorsunuz. Peygamberin sözü geçersiz mi? Peygamber İslam’ı getirdi. İslam bir din. Yani ya isminizdeki L harfini N ile değiştirirsiniz ya da peygamberin sünnetine uygun tavır alırsınız. Size kalmış. Dediğim gibi. İnanmak zorunluluğunda değilsiniz. Ama hükümler değişmez. Değişik kabul edip yaşarsanız o da sizin bileceğiniz iş. Kolay gelsin.

          1. Birçok çelişkili ve mantıksız izah, sırf recm geleneğinin yerleşmesi için uydurulmuş ve Kuran’ın açık hükmü olan 24-Nur-2. ayetin de hükmü kaldırılmaya çalışılmıştır. Bir rivayete göre Hz. Ömer döneminde Kuran’da recm yoktu, öbür rivayette ise Hz. Osman döneminde Kuran’a yazılmadı denir. Başka bir rivayette ayet keçi yüzünden ortadan kalkar. Diğer yandan maymunların recminden ve sahabelerin buna katıldığından bahsedilir. Üstelik Kuran’daki açık hüküm yok sayılır. Mantıksızlık ve çelişki dolu olan bu uydurmalar, geleneksel mezhepçi yaklaşımın kurucularının nasıl Kuran-ı Kerim’e iftiralar attıklarını da göstermektedir. Oysa birçok mezhepçi; hem Kuran’ın, hem hadislerin doğruluğunu, hem de kelimesi kelimesine kabul ettiklerini söylemektedirler. Kuran’a göre Kuran yeterlidir ve dinin tek kaynağıdır. En sahih hadis kitaplarına ve mezheplere göreyse Kuran eksiktir; aç bir keçi Kuran’ı yiyip eksiltmiştir! Bu konu araştırıldığında; çok güvenilen mezheplerin, hadis kitaplarının nasıl kendilerini haklı çıkartmak için Kuran’ı eksik saymaktan geri durmadıkları ve tüm bu, Kuran’ın zihniyetine aykırı izahları uydurdukları görülür. Mezhepleri ve hadislerin dindeki otoritesini kabulle, hiç bilmeden, birçok kişi bu izahları da kabul etmiş olmaktadır. Sadece Kuran’a sarılmanın önemi bu recm örneği ile daha iyi anlaşılmaktadır.

          2. Tamam mezhepleri ve hadis kaynakları kabul etmiyor, Kuran tek başına yeterlidir diyorsanız o ayrı bir grubu oluşturuyor. Bu kişiler hacı hoca sınıfıyla devletten din görevlisi olarak maaş aldığı halde dinle barışık geçinemeyen daha çok sosyolojik boyutlarla ve hümanist tavırlarla konuya yaklaşan kanı önderlerinin etrafında toplanıyor. Böyle bir önder bulup siz de arkasından giderek ayrı bir akıma katılabilirsiniz. Tamamen inancınızla alakalı bir durum.

          3. o halde tepeden tepeden konuşmayın. siz kuran tek başına yetersiz derken aynı zamanda Allah her şeyden kuranda bahsetmedi mi demek istiyorsunuz? o zaman bilgi kirliliği ne diye var madem her bilgi doğruydu da neden 4 tane mezhep çıktı. efendimiz döneminde meshep yoktu. mezheple de yetinmedi yüzlerce ayrı görüş çıktı. bundan da mı haberiniz yok. o halde kuran bize yeter. siz benim ismimle inancımı değiştireceğinize kendi isminizi değiştirin. şeytan yapın siz de

          4. O tamamen kendi düşüncenizi oluşturuyor. Genel bir durum değil. Gidin müftülerle konu üzerinde bol bol tartışın. Hadis nedir? Sahih hadis nedir? Hadis-i şerifin dindeki yeri nedir? Bunları inceleyin. Hadisi şerif-i kabul etmezseniz size zaten diyeceğim bir şey yok. O zaman sizin dediğiniz gibi olur

  2. meraba hocm. birşey sorucam. kocamın bana psikolojik baskılarından ve bana bağırmasından bıkmıştım. evlenmeden önce okuldan konuştuğum bir kişi vardı. tekrar facebooktan buldum. o da evli. tekrar konuşmaya başladık. telefonda konuşuyorduk. bundan bir ay önce de buluşup bir eve gittik. ona güveniyordum ve seviyordum o yüzden çekinmedim. ilk bana yaklaşınca olmaz dedim ama sonra beni ikna etti yatağa girdik. o gün ikindiye kadar birlikteliğimiz oldu. yani zina yaptık. o günden sonra da fırsat buldukça 3-4 defa cinsel birleşme yaşadık. dün onun bir mesajını kocam gördü. sadece konuştuğumu düşündü bir daha konuşmayacağım dedim affetti. ama bugün öğlenleyin yine buluşup cinsel ilişkide bulunduk kendime mani olamıyorum dinen ne yapmam gerek. tevbe mi etmeliyim. cezam ne. cvp için teşekkürler.

    1. Öncelikle ben sizin fikrinizdeki “hoca” dan değilim. Sizin dini açıdan bu işi niye dert ettiğinizi de anlamadım yani. Siz vicdanen rahat mısınız? Konuştum dersiniz anlarım. Buluştuk yüzümü öptü filan hepsi normal. Aşırı garipsemem. Bu olmaması gerekse de oluyor. Dinen bir öldürme vs. gibi bir cezası da yok. Ama 3-4 defa cinsel ilişkide bulundum da ne demek? Ne kadar da rahatsınız. İnançsız birisiniz de yazıma girip şaka filan mı yapıyorsunuz? Cevap vereyim. Yaptığınız şeyin dini lügatteki karşılığı kısaca ZİNA’dır ve şahitle tespitinde veya sizin itirafınız halinde sizin taşlanarak öldürülmenizi gerektiren ancak o zaman ruhunuzun temizlenebileceği söylenilen bir suçtur. Ancak hadislerde ve ravilerin rivayetlerinde gördüğümüz üzere Allah’ın affedebileceği bir suçtur. Ancak bu kolay mı olur bilemem. Allah sizi basit bir bedelle affederse o zaman bu illet yüzünden taşlanarak öldürülen insanların hakları ne olacak? İnançlıysanız adil olana doğru bir iyilik rotası tutturun ki yaşlandığınızda “yanlış şey yaptım ama bunun karşılığında ömrümce iyi şeyler de yaptım. Umarım yaratıcı beni affeder.” diyebilin. İşe kocanızdan ayrılarak başlayabilirsiniz. Milyonlarca insan bunu yapıyor. Bazen Müslüman olmayan kişiler de kocasının dışında biriyle olmak için önce eşinden ayrılıyor. Bu haya etme meselesidir. Siz de ayrıla bilirsiniz. Sonra da gidip kimi seviyorsanız evlenirsiniz. Ama şuan yaptığınız şey doğru değil. Hiçbir dayanağı da olamaz. Kocam bana kızdı, dövdü gibi şeyler bahane de değil. Yazık. Gelip burada dini boyutunu düşüneceğinize toplumsal, ahlaki ve insani boyutlarını daha önce düşünün. Sonra zaten dini boyutta kendinize anlam bulursunuz. Dinen bir sakıncası olmasa iş tamam mıydı yani? İstediğiniz kadar cinsel ilişkide mi bulunacaksınız? Ömer Hayyam’ın dediği gibi “celladına aşık olmuşsa bir millet, ister ezan ister çan dinlet…

      1. bikaç siteye yazdım da kimse cvp vermedi tşk ederim. sizi anladım ama tanısanız öyle demezdiniz belki…

        1. Yorumunuzu gereksiz yerlerinin tamamını silerek onayladım. O şekilde itiraz etmeniz için bir neden yok. İslam böyledir kabul edip etmemeniz sizlik bir durum. Etmeye bilirsiniz. İlla bir açıklaması olması gerekmez. İnanç bu sonuçta yani. Ementu billahi ve melaiketi ve kutubihi ve rusuluhi … İnandım derken görmedik ama görmüş gibiyiz demek. Görseydik inanmış olmazdık. Şahit olmuş, bilmiş olurduk. Masadaki kaleme bakıp varlığına sadece inanıyorum diyemezsiniz. Derseniz tam bir cümle olmaz. Eksik olur. İnanç ayrı bir meseledir. Sizin durumunuzun özü; şu an islam devletiyle alakamızın olmadığı ve başka islam devleti de olmadığı için recm cezasını uygulayacak kimse yoktur. Size düşen tövbedir. Detaylı bilgi için müftüye gidin. İyi günler.

Yorumlar kapalı.