Radyo ve televizyon işlevi

Televizyonun kitle iletişim işlevleri; bireylerin sosyal, psikolojik, kültürel ve ekonomik davranışlarını etkileyip değiştirmek, eğlendirmek, bilgi vermek, ürün ve hizmetleri tanıtmak ve eğitmek olarak sıralanabilir. Kitle iletişiminde kitle sözcüğü, iletilerin farklı sosyo-ekonomik statülerdeki birçok insana aynı anda yönelmesini ve sayıca çok fazla insanı ifade eder.

Kitle iletişim araçlarının işlevleri ilk kez Laswell (1960) tarafından bilgi verme, ikna etme ve toplumsallaştırma olarak ortaya konmuş ve Charles Wright (1961) bu işlevlere eğlendirme işlevini eklemiştir. Kenneth Boulding (1962) ise, ürün ve hizmetleri tanıtma fonksiyonunun da bu işlevlerden biri olduğunu belirtmiştir.

  • Toplumsal değişikliklerin getirdiği gerilimlerden uzaklaşmak için çeşitli programlarla ve dizilerle düş dünyası yaratmak,
  • Yenilikler konusunda haber ve bilgi vermek,
  • Toplumsal yaşamda yönetenler ve yönetilenler açısından denetim ve eleştiri yapmak,
  • Toplumun eğitilmesini sağlamak,
  • Kültürlerarası ve kuşaklararası etkileşimi sağlamak,
  • Politik ve siyasi olayları yorumlayarak kamuoyu oluşturmak olarak sıralanabilir.

“Kaynak” açısından incelendiğinde; bilgilendirmek, öğretmek, eğlendirmek, önermek ya da ikna etmek olarak ifade edilirken, “hedef kitle” açısından incelendiğinde; anlamak, öğrenmek, eğlenmek, karar vermek olarak belirtilmektedir. Radyo ve televizyonun işlevleri de şunlardır;

  • Haber verme işlevi
  • Eğitme işlevi
  • Eğlendirme işlevi
  • Mal ve hizmetlerin tanıtımını sağlama işlevi
  • İnandırma ve harekete geçirme işlevi

Radyo ve televizyonun inandırma ve harekete geçirme işlevi, tanıtım ve reklam türü yapımlarda daha fazla ön plana çıkmaktadır. Açık ve uzaktan eğitim: Farklı mekânlardaki öğrenci, öğretici ve öğretim materyallerinin iletişim teknolojileri aracılıyla bir araya getirildiği kurumsal bir eğitim yönetimidir. Reklam: Bir malın, hizmetin veya fikrin bedeli ödenerek ve bedelin kimin ödediği anlaşılacak biçimde yapılan yüz yüze satışın dışında kalan ve kitle iletişim araçları ile yapılan tanıtım faaliyetleridir.

Okumanızı öneriyoruz »   Piyasalarda FOMO ve etkisi

Radyo ve televizyonun özellikleri

İzleyici dinleyici alışkanlıklarında; ilginç bir şey arama (flipping), çok çabuk hızlı tarama yapma (zipping) ve kanaldan kanala geçme (zapping) gibi yeni alışkanlıkların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Radyo ve televizyonun çeşitli avantajı ve dezavantajları bulunmaktadır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir: Hedef kitle seçme olanağı, hareket etkisi ile mesaj taşıma veya mesaja bağlılık, güçlülük imajı, çabukluk, taşınan mesajın kalıcılığı ve etkisi, maliyet, hatırlatıcı özellik, faydalarının gösterimi, zaman kullanımı, duyguların sunumu, imaj yaratma, ekranın boyutu, yayın kalitesi ve denetimdir.

Hedef kitle seçme olanağı: radyo ve televizyon programlarının hedef kitlesi, bilinçli ve istekli dinleyici/izleyicilerdir.

Hareket etkisi ile mesaj taşıma veya mesaja bağlılık: Televizyonda hareket, söz ve görüntü öğelerin bir arada kullanılması, bir süreklilik izleniminin sağlanması ve animasyon gibi farklı görüntü tekniklerinin kullanılması ile televizyon ekranı aracılığı ile sürekli bir bilgi akışı sağlanmaktadır.

Güçlülük imajı: Televizyonda yapım ve yayın maliyetlerinin yüksek olması, finansal olarak yayıncının güçlü olduğu imajı yaratılmaktadır.

Çabukluk: programlar yapılırken yapım süreçlerinin uzun zaman alacağı göz ardı edilmemelidir.

Taşınan mesajın kalıcılığı ve etkisi: Radyo ve televizyon programlarının süresinin ne kadar olacağı ne kadar sıklıkta tekrar yayınlanacağı yayın kuruluşunun örgütsel yapısına, yayın ilkelerine ve ülkelere göre farklılıklar gösterebilir.

Maliyet: Diğer iletişim araçlarına göre radyo ve televizyon programlarının kişi başına yapım maliyeti yüksek, ancak yayın maliyeti oldukça düşüktür.

Hatırlatıcı özellik: Kişilerin önce edindiği deneyimleri akla getirdiğinden hatırlatıcı bir özelliğe sahiptir.

Faydalarının gösterimi: televizyonunun iletişim ve eğitim aracı olarak “bir konunun gösterimi” amacı ile icat edildiği de söylenebilir. Bu nedenle de televizyon faydaların gösterimine olanak sağlayan bir araç olarak değerlendirilebilir.

Zaman kullanımı: radyo ve televizyon programlarında süre sınırı olduğundan, programda yer alacak konuların da sınırlı ve az sayıda olması gerekir.

Duyguların sunumu: duygusal durumlar görüntü, ses, müzik, efekt, hareket öğesi ile yansıtılmaktadır.

İmaj yaratma: Radyo ve televizyon programları izleyicilerin hayat tarzı, özellikleri ve kişiliklerini göstererek güçlü imajları yansıtmaktadır.

Ekranın boyutu ve etkisi: tüm televizyon programlarının daha etkili olması için, genel, orta ve yakın çekim ölçeklerinin kullanılması gerekir.

Yayın kalitesi: radyo programlarının yayın kalitesinin iyi olması, televizyonun da renk ayarı ve yayından kaynaklanan olumsuzluklar taşımaması gerekir.

Denetim: yayınlanan programlarda “ne söylendiği” ve “nasıl söylendiği” çeşitli yasal mevzuat ve kuruluşlar tarafından kontrol edilip denetlenmektedir.

İletişim süreçleri

Radyo ve televizyon yayıncılığı öncelikle bir kitle iletişim etkinliğidir. Kitle İletişim: Mesajların radyo ve televizyon gibi iletişim araçları aracılığıyla kamusal, dolaylı, tek yönlü olarak dağınık bir dinleyici/izleyici kitlesine iletildiği bir süreçtir. Kaynak, mesaj (ileti) ve alıcı öğelerinden oluşur. Radyo ve televizyonla iletişim söz konusu olduğunda, kaynak, ileti ve alıcı olması gerekir.

Programlar izleyicilere ulaşmak ve onları programın amacına uygun olarak etkilemek için yapılır. Mesajın etkililiği radyo ve televizyon yapımlarında temel kaygı olduğu için, iletişimin işlevsel yanını ortaya çıkaran bir yaklaşımı benimsemek zorundadır. Etkili olarak gerçekleşebilmesi için dinleyici/izleyicilerin geri beslemenin söz konusu olduğu bir yaklaşımla program yapmanın etkili bir iletişimi gerçekleştirebileceği söylenebilir.

radyo ve televizyon özelliği

Kitle iletişim hakkında bilginiz oldu, şunu da okuyun: Televizyonda kaynak kanal ve alıcı