Ölümden korkuyorum! Ölümden korkmak günah mı?

Selam arkadaşlar. Ramazan dolayısıyla siteye pek bakamıyorum. Bugün yeni bir konuyla bloga giriş yaptım. O da hepimizin kaçınılmaz sonu olan “ÖLÜM”. Nedir bu şey? Ölüm bir sonsuzluk mu? Bir var oluş mu yoksa bir yok oluş mu?

Bazılarımız ölümden çok korkarlar. Bazıları da ben varsam o yok, ben yoksam o var diyerek geçiştirmeye çalışırlar. Bazıları da “ölüm dediğin nedir, ben senin için yaşamayı göze aldım” diyerek işi trajikomik bir duruma çevirir. Gerçekte ölüm zor mudur? Ölümden neden korkarız? Ölürken acı çeker miyiz? Peki, sonrası nasıl? İşte bu konularda sizinle duygularımı paylaşmak sorularınıza yanıt vermek için buradayım.

Şüphesiz sevdiklerinden ayrılmak, çocuklarından ayrılmak ve nelerle karışılacağını bilmemek ve acı çekmekten korkmak gibi nedenlerle ölümden korkarız. Çünkü insan deneyimlemediği her şeyden korkar. Ölüm bunlardan birisidir. Ölüm insanın maddeyi terk etmesi ve aynı zamanda ruhun bedeni terk etmesidir. Bazı bilgin kişiler ve alimler bu nedenle yaşamayı bir rüyaya benzetirler ve ölümü ise bir uyanış kabul ederler… Yani aslında biz şuan bir uykudayız gibi düşünebilirsiniz. Bu işin sezilebilen yönüdür.

hologramBir de bilimsel yönü vardır ki o daha da karmaşık bir sistemdedir. Madde ve dünya her şeyiyle birbirine bağlıdır. Birisi olmasa diğeri olmaz ve birisi olmasa diğeri oluşumu tamamlamaz. Daha da anlaşılır olması açısından şunu söyleyeyim: gözle görülen ama varlığı olmayan, dokunulamayan ve hacmi olmayan bir şey düşünün. İşte tam buyuz. Tıpkı bir hologram gibi. Bir gün ışık kapanacak ve aslında varmış gibi algıladığımız her şey yok olacak.

Düşünsenize dünya milyarlarca yıldır var. Gerçekten akla he deyince sığdıramayacağımız bir süre. Her 100 yılda yeni bir nesil geliyor diyebiliriz. Her yüz yılda milyarlarca insan ölüyor. Bir o kadar da insan doğuyor. Tarih diye baktığımız ve hayretle okuduğumuz savaşlar 500-1000 yıl ötemizde yani 5-10 nesil ötemizde duruyor. Dünya yaşına ve insanlık tarihine baktığımız zaman aslında çok yakınımızdaki olaylardan ibaret…

Okumanızı öneriyoruz »   Maliye politikası 1 çıkmış sorular

Ölümden korkmak

ölümAslında bana sorarsanız küçükken aşı olmaktan korkan bir çocuğun korkusudur. Biz aşı korkusunu kimlikte büyük yazdırdık o da ölüm korkusu oldu. Hepsi bu. Yani anlamanız gereken şu: milyarlarca, katrilyonlarca insan bir şekilde öldüler. Hiçbiri ben gülerek öldüm diyemez. Ölümün bir acısı var. Elimize bir diken batsa bedenimiz acı çeker. Ölüme çok yakınken hiç acı duymamak mümkün mü? Bizim de diğerleri gibi ölümün her şeyiyle karşılaşacağımız açık ve nettir. İster ateist olsun, ister koyu dindar, isterse günahkar olsun hiç fark yok, hiçbiri söyleyemez ki ben ölmeyeceğim. Elbette ölecek.

Öyleyse ölümden korkmak yersizdir. Doğuştan insanlar ölümlü ve ölümsüz diye ayrılsalardı o zaman işte aşırı şekilde korka bilirdik. Ağlaya bilirdik. Son derece yerinde olurdu. “Yahu ben en fazla 80 yaşına kadar yaşayacağım ama oğlum/kızım’ın biri ölümsüz. Büyük annem de ölümsüz” diyerek perişan olsaydık haklıydık. Ama elimizdeki veriler gösteriyor ki “her nefis ölümü tadıcıdır” işte bu nedenle korkumuz yersizdir.

Müslümansanız: Allah’ın rızasına nail olmadığınızdan korkun, Hristiyansınız: İsa’nın seçkinlerinden olmamaktan korkun. Agnostikseniz: tanrının aslında bilinebilir bir şeymiş olabileceğinden korkun. Ateistseniz: toprak olup, unutulup yok olmaktan korkun, yaratıcının var olabileceğinden korkun. Şimdi bazıları yazının hiçbir yerine takılmaz verdiğim örneklere takılır ve dengesiz dengesiz konuşuyorsun der. O yüzden belirteyim ki neden korkacağınız kişisel meselenizdir. Ben sadece basitçe örnekler veriyorum. Vermesem de zaten siz korkacak bir şeyler elbette bulursunuz. Bulun zaten. Ama ölümden korkmayın. O zaten sizin yaşam sözleşmesini imzalarken en altlarda sıralanmış onlarca maddeden biriydi.

Ölüm acısı

Yukarıda da demiştim: elimize bir iğne batsa acı çekeriz. Bedenimiz acı çeker. Ama ölüm değildir size bu acıyı yaşatan. Bilakis ölüm bu acılarınızdan sizi beraat ettirir. Acılarınıza son verir. Ölüm bilincin kapanmasıyla gerçekleşir. Yani insan öldü dediğimiz zaman aynı zamanda onun acılarının madden devam ettiğini söyleyemeyiz. İstisna bazı durumlar dışında ölümden sonra insan bedeni fiziki bir hareket sergilemez. Beden hızlıca soğur ve katılaşır.

Okumanızı öneriyoruz »   İstocun gülü Coşkun amca

Son başlık ise “ÖLÜM SON MUDUR?” ve bu konuda fikirlerinize de ihtiyacım var. Bu başlıkta sizler yazın. Beğendiğim yorumları yazarın ismiyle beraber buraya alt alta ekleyeceğim. Bakalım en çok hangisi ilgi toplayıp beğeni alacak… Sormak istediklerinizi veya eksik gördüğünüz, hata olduğunu düşündüğünüz bölümleri bana bildirmek için yorum kısmından yazmaya çekinmeyiniz…