Neden uyuruz?

Bazen çok düşünülmeyen soruların cevabını ararken buluyorum kendimi. Neden uyumaya mecburuz? Uyumasak olmaz mıydı? Uyumamız bir eksiklik mi? Yoksa bize gelecek mesajlar için bir ölçü mü? Yada bizler için uyumak bir alışkanlık mı? Uyuruz ve saatlerce hiçbir etkinliğin parçası olmayız.

Peki neden uyuruz? Beynimiz bizi uyku haline sokan birinci makamdır. Bazen beynimizdeki ilgili bölümü kandırarak uykuyu geciktirsek bile işin tadı kaçtığınızda beynimiz organlarımıza zulüm üstüne zulüm etmeye ve bizi o uyku alemine itmeye başlar.

Amerikalı bir araştırmacının yazısında uykunun, gün içinde hafızaya aldığımız gereksiz bilgileri silme ve hafızaya alma işlevini gördüğünden bahsetmiş. Bu kapsamda baktığımız zaman “neden uyuruz” sorusuna çok kısa teknolojik bir cevap verebiliriz. Bilgisayarımızın hafızası bilgiyle dolar ve mod değişmesi için bir uyarı verir. Uyarı üzere bilgisayarımızı kısmen kapatırız. Bilgisayar gün içinde karşılaştığı bilgileri süzmeye başlar. Gerekli olanları depolar. Depolama bittiğinde ön hafıza yeniden kullanıma açılmış olur. Yeniden açılabilir hale gelir.

Bunları geçtikten sonra daha yeni bilgilere erişiyoruz. İşte uyuyan insanda gözlemlenenler; yatarak uyur, gözleri kapalıdır, çok yüksek bir ses olmadıkça hiçbir şeyi işitmez, daha yavaş ve ritmik olarak nefes alır, adaleler tamamen gevşemiştir. Bir veya iki saatte bir kendi vücudunu elleri ile kontrol eder. (bu biraz daha ilginç bir bilgi) Bunlara ilave olarak kalp atışı yavaşlar ve beyinde rüya denilen daha da karmaşık olan ilginç olaylar oluşur.

Buradan anlayacağımız üzere uyuyan insan etrafında olan çoğu şeye karşı ilgisiz. Tıpkı ölü gibi diyebiliriz. Tek fark ise uyuyan bir insanın bir müdahale ile tekrar uyanık hale döndürülebilmesidir.

Hayvanlar için 8 saatlik uyku düşünmek biraz daha zordur. Ancak sürüngenler, kuşlar ve memeliler de (kısa süre bile olsa) dış dünya ile ilişkilerini kesiyorlarmış. Hem suda hem karada yaşayabilen hayvanlarında yer yer hareketsiz kaldıkları gözlemlense de çevre ile ilgisini kesmedikleri saptanmış. Böceklere gelince onlarında uyuduğuna pek inanılmıyor ancak bazıları geceleri bazıları ise gündüzleri hareketsiz kalıyormuş.

Okumanızı öneriyoruz »   Ananasın faydaları nelerdir

Beyin dalgalarıyla yapılan araştırmalar neticesinde böceklerin hiç rüya görmedikleri, böceklerin ise çok az sayıda rüya gördüğü, memelilerin ise her uykuda rüya gördüğü saptanmış. İnekler hakkında ilginç bir bilgi var ki o da; ineklerin sadece yatarken uyuduğunda rüya gördüğüdür.

İnsanların uyku süresinde değişmeler oluyor. Yeni doğan bir bebek günde 20 saat, yetişkin insan 7-9 saat, daha ilerideki yaşlarda olanlar ise daha az uyuyor.

Bu arada tavukları hiç uyurken görmedim. Birisi erken yatınca “tavuk gibi” deriz ama tavukları uyurken hiç göremiyoruz. Işık gittiğinde susuyor, ışığı görünce harekete başlıyorlar. Hepsi bu kadar… İyi uykular 🙂

tavuk uykusu