İğrenileceklerin ırkı: Cemal Bay – Birol Karacal

Cemal Bay ve Birol Karacal dünyanın en pislik mahluklarıdır… Onlar Türk olabilir veya Kürt olabilir veya başka ırktan hiç önemi yok. Önemli olan yaptıkları şey. En acımasız şekilde katledilmeyi fazlasıyla hak ettikleri bir suç.

Hani sürekli terör sempatizanları medyayı Suriyeliler şunu yaptı bunu yaptı diye milleti kaosa sürüklemek adına gündemi meşgul ediyor ya! Sakarya’da bir olay oldu. Hemde insan olduğunuz için sizi utandıracak bir olay…

Emani Rahmun isimli suriyeli kadın mültecinin evinin kapısı levye ile kırıldı. İçeri giren yukarıda ismi yazılı iki pislik 10 aylık çocuğunu öldürerek, 9 aylık hamile olan kadına tecavüz ettiler. Daha sonra hamile kadının karnına sopa ve başına taşla vurup öldürdüler ve ormanlık alana attılar. Kocası eve geldiğinde onu da öldürüp kendilerince ortada kanıt bırakmayacaklardı ama yakalandılar.

Yakalandılar. Ancak haberi okuyanın bile içindeki öfkeyi dindiremeyecek bir şekilde, tıpkı bir insan gibi yargılanacaklar. Hayvandan bile aşağı olanların insanlar gibi yargılanması ne acı! Peki o acıyı yaşayan, “akrabalarıma, tecavüz edildi öldü demeyin trafik kazasından öldü deyin” diyen adamın içindeki acı? Anlayabilir misiniz? Olması gerekense; derilerinin jiletle yüzüldükten sonra hala yaşıyorlarken üzerilerine tuz atılıp ölüm anlarını Türk ve Suriye halkına seyrettirmek. Zira bizim Sakaryalı insanımız olay karşısında zanlılara linç girişiminde bulunarak tepkisini açık bir şekilde ortaya koydu. Bize sığınıp hilalin gölgesinde huzur arayan bu hamile anneye bunu yapanlar hangi şekilde ölse vicdanlardaki ateşi söndürür? Hasbinallah…

Bu iki ismi ve benzer suç işleyen her bir kişiyi umut ediyorum ki hapishanedeki ilk gecelerinde feci şekilde öldürecek bir delikanlı adam her zaman çıksın. Çünkü bunların ırkı iğrenç, bunların milleti ve vatanı yok! Bunların cezası en ağır ölüm. Bunlara bilinçli bir şekilde insan diyen bile şerefsizin tekidir.

Okumanızı öneriyoruz »   Yeni kategoriler eklendi

Facebook haber paylaşımından Erol kardeşimin haklı yorumu:
birol karacal