Arapça lehçe farklılıkları

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla…

Arapça eğitimine başlayıp, yazın bir Arap ülkesine pratik yapmak için gitmek istediğimde sıkça şunu duydum; ‘Çok gerekli değil. Sokaktaki Arapların hepsi Fasih Arapça bilmiyor. Ammice bilmiyorsan boşuna gitmiş olursun’ Anlayamıştım. Fakat İstanbul’daki Araplarla konuşmak istediğimde veya internette Tunuslu arkadaşlarımın yazdıklarının bir kısmını çözemeyince anladım ki, Ammicenin de (dile kolay gelen şekilde gramer kurallarına uymadan konuşmak) çeşitleri var. Oysa diğer yabancı dillerde, mesela İngilizce de böyle değil. Hangi ülkede yaşarsa yaşasın, İngilizce bilen herkes ile anlaşıyorsunuz..

Peki Lehçe nedir ve Arapça’da bu lehçe farklıları nasıl ve neden oluştu?

Lehçe bir dilin değişik ülkelerde ve bölgelerde, yine aynı dil birliğinden kimselerce konuşulan farklı biçimine deniliyor.

İslam sonrası fethedilen Arap yarımadası ve Kuzey Afrika ülkelerinde, örneğin; Suriye, Lübnan, Irak’ta Aramca ve Süryanice, Mısır’da Kıpti dili ve Berberi dilleri konuşuluyordu. Bu ülkeler İslam’a geçtikten sonra doğal olarak Arapça onların dillerini fazlasıyla etkiledi. Fakat yine de buna rağmen özgün-yerel lehçelerini korudular. Böylelikle ortaya çok sayıda ve farklı Arapça lehçeleri çıktı. Bu sebeple de Arapça ülkeden ülkeye değişti. İkinci bir sebep ise farklı kültürden, dillerden ülkelerin (Fransa, İtalya, İngiltere) sömürgesi altına girmeleridir.

Arapça lehçeleri;
1. Körfez,
2. Necd lehçesi,
3. Umman lehçesi,
4. Hicaz lehçesi,
5. Yemen lehçesi,
6. Zufar lehçesi : Salale ve Umman civarı,
7. Nubi arabic
8. Hassaniye (Cezayir, Fas, Moritanya, Mali, Nijerya, Senegal ve Batı Sahra’da konuşulan bir lehçe)
9. Çad lehçesi,
10. Sudan lehçesi,
11. Mısır lehçesi,
12. Yahudi arapçası,
13. Akdeniz lehçesi,
14. Güney Sudan lehçesi,
15. Bedevi lehçesi,
16. Fas lehçesi,
17. Cezayir lehçesi,
18. Saharan (Cezayir’de Fas sınır boyunda konuşulan sahra lehçesi)
19. Levantine arabic

Okumanızı öneriyoruz »   Radyo ve televizyon işlevi

İnsanı şaşırtacak sayıda olan lehçe farklılıklarını daha net görmek için “şimdi senden kitabımı vermeni rica ediyorum” cümlesine bakalım;

Ercû minke en tu‘tiyenî kitâbî hâlen (Standart Lehçe)

Bi-treccâki’tînî kitâbî hellak (Suriye Lehçesi)

İ‘mel ma‘rûf i‘tînî kitâbî hel’ît (Filistin Lehçesi)

İ‘tînî iktâb intâ‘î drûk (Cezayir Lehçesi)

Nuhibbek tu‘tînî iktâbî tevvâ (Tunus Lehçesi)

Min fadlik iddînî il kitâb bitâî dil va’t (Mısır Lehçesi)
Fusha Arapçayı bilen, fakat kendi yöresinde yerel lehçesini konuşanların durumuna dilbilimde ‘iki dillilik’ (diaglossia-izdivâciyyetü’l-luga) deniliyor.

Yani Araplar kendi aralarında yerel halk dilini (Ammice) kullanırlarken, gazete, dergi ve kitaplarda, televizyon programları, tiyatro, haber ve diplomaside standart Arapçayı (Fusha) tercih ediyorlar.
Araplar arasında lehçe farklılıklarını Arapların din, dil, kültürel ve siyasi bakımdan Arap birliğine karşı tehdit olarak gören ve Fasih Arapçayı yani Kur’an dilini yok edeceğini düşünen, lehçelerin yayılması durumunda Kur’an’ın dili olan Fasih Arapçanın yok olacağını düşünen bir görüş de var..
Mısırlı dil bilimci Said Bedevi ise Arapça konuşma dilinin beş düzeyde olduğunu söylemiştir.

Bunlar;

1. Fusha’t- turâs

(Kültür Arapçası): Klasik Arapça. Sentaksını Kur’an’dan alır.

2. Fusha’l -asr

(Çağdaş fusha): Modern standart Arapça. Radyo, televizyon, okul ve resmi yazışmalarda kullanılan dil.

3. Âmmiyyâtu’l – musekkifîn

(Eğitimlilerin halk dili): Fasih değil ve kelime yönünden büyük ölçüde modern standart Arapçadan yararlanır. Sentaksı lehçeye göre değişir.

4. Âmmiyyâtu’l – mutenevvirîn

(Aydınların halk dili): Kelime yönünden zengindir. Örneğin; Bedeviler.

5. Âmmiyyâtu’l-ummiyyîn

(Okuma yazma bilmeyenlerin Arapçası): İhtiyaca yönelik bir konuşmadır ve kelime dağarcığı azdır. Örneğin; çölde yaşayanlar.

Arapça öğrenimi hala devam eden ve inşallah bir gün Arapça’yı bir Arap gibi konuşmak isteyen ben, tüm bu araştırmaları yaparken açıkcası korkuya kapıldım. ‘Aman Allah’ım! Bu nasıl derin bir okyanustur. Boğulmayayım, Sen yardım et.’ dedim. Ama biliyoruz ki, Allah emekleri zayi etmez. Alim olan Allah yardımcımız olsun, ilmimizi arttırsın, ilmimizin zekatını vermeyi ve onunla amel etmeyi nasip etsin.