Afrin operasyonu 2017

Gerek medyada yapılan açıklamalarla, gerekse Kilis sınırına yapılan yığınaklarla anlamaya başlıyoruz ki Afrin operasyonu kapıdadır. Peki, bu operasyon Türkiye için nasıl anlaşılmalı ve getirisi götürüsü neler olabilir?

10 bin kişilik Suriye Türkmenleri ve Arapları operasyona hazırız mesajı vermiş durumdadır. Söylenenlere göre 8 bin kişilik Mehmetçik ordusu da bu operasyonda yer alacak. Sayıların aslında diğer seçenekler karşısında çok fazla bir önemi kalmıyor. Özellikle düşmana verilen silahlar ve uçaksavarlar, diğer ülkelerin lojistik desteği ve içimizdeki hainlerin sayısı durumun yönünü belirleyecek şeylerdir.

Afrin operasyonu ve Rusya
Rusya, Afrin’de özel bir askeri üs kurmuştu. Bu bağlamda Rusya’nın onayı olmadan Afrin operasyonunun gerçekleşmesi olanaksızdı diyebiliriz. Zira olası operasyon Rusya ile karşı karşıya gelmek manasına gelir ki Türkiye böyle bir adımı bence atmaz. Bu nedenle Rusya’nın kısmi onayı alınmış diyebiliriz. Rusya tarafından Kürtlerin çemberinin daraltılması ve kontrol altına alınmaları hedeflenmiş olabilir.

Türkiye için ise daha zorlu bir dönemin başlangıcıdır. Türkiye’nin doğrudan savaşın içine girmesi durumudur. Ancak Suriye ordusundaki Türkmen ve Arap hainlerin savaş esnasında ihanet etme olasılıkları ve ordumuz içinde geçmişte çıkmış hainlerin yeniden var olabileceği ihtimali işimizi daha da zorlaştıracak etkenler arasındadır.

Bunun yanı sıra doğudaki Kürt sorunu devam ederken Afrin’de Kürtlere karşı savaşmak enerjimizi bölecektir. Yangına benzin bidonuyla gitmiş olacağız. Hatay’da sözde yardım kuruluşu olarak faaliyet gösteren onlarca kuruluşun teröre valizler dolusu dolar taşıdığını da birçoğumuz biliyoruz. En önemli nokta ise dünyanın en tehlikeli örgüt olarak gördüğü İŞİD’e karşı savaşan YPG terör örgütüne karşı savaşıyor olmamız. Onlar için YPG bir kara gücü ve kaybetmek istemeyecekler. Bu da demek oluyor ki Afrin’den El-bab kadar kolay çıkamayacağız.

Okumanızı öneriyoruz »   Hanifi Hisak cinayeti nedeni

Ne için?
Ağır bedel ödeyeceğimiz malumdur. Peki, ne için? Bu adımın Türkiye’yi kuzeyden savaşa sokmak ve bölmek amacıyla atıldığına mı inanmalıyız? Yoksa ülkenin refahına kavuşması amacıyla mı atıldığına inanmalıyız? Bunun cevabını ise ancak önümüzdeki süreçleri izleyerek anlamış olacağız.