12-H sınıfı anısına

“Lan her şeyi yazıyosun yapma şu vefasızlığı!” deyiverdim; eski arşivleri karıştırırken… Tüm sınıfın tek tek fotoğraflarını çektiğim albüm buldum. Sanırım slayt gibi bir şey yapmak için çekmiştim. Birkaçı hariç hepsini sildim. Sadece bir kaçı hariç…

Her ne kadar artık okul yıllarındaki gibi sık sık görüşemesek de insanın okul gazetesi ortağı Remzi’yi, Saz arkadaşı Yakup ve Mehmet’i unutması bir vefasızlık örneği olmaz mı? 12-H sınıfı. Bazı kişiler unutulmayı hak etmezler. Hani onları baş köşeye koymasanız da silip bir kenara atmayı da göze almazsınız. İşte onlardan…

Bizim evin çatı katında, penceresini erik ağacının kapattığı sessiz sakin ve sıvasız boyasız odamızda sohbet muhabbet ışıltısında sabahladıktan sonra her gün 3 kilometrelik okul yolunu yürürken size eşlik eden sevimli arkadaşınız Remzi gibisi yoktur. Zaten o ve bazen bize eşlik eden Ömer efendi olmasa, o yollar yerini camları buğulu soğuk bir otobüsün arka koltuklarına bırakırdı.

Yakup’un sesi yakuta özdeş güzel mi güzel. Canımız sıkıldığında boşlukları doldurmaya yetecek kadar bereketliydi. Ama yakubu bizim sınıftaki diğerlerinden ayıran en önemli özelliği sadece sesi değil yiğit ve cesur oluşuydu.

Bunu da Maraş’ın en psikopat, kabadayı adamını sabah sabah lisenin kapısında herkesin gözü önünde yumrukladığında anlamış oldum. Adamın o ütülü yakasından tutup arka arkaya öyle bir vurdu ki; dudağı patladı buna rağmen adam bir kez bile karşılık veremedi. Onu geçtim elindeki tesbihini bile yere düşürmüştü. Öyle bir tuhaf şok oldu eleman.

Tabi o an içimden “yakubun okul çıkışı cenaze namazını kılarız” gibi bir şeyler geçti. Çünkü her sabah gelip akşama kadar 2 arkadaşıyla kapıda tavlayacak kız bekleyen bu adamın çevresindekiler de genelde hayvan gibi insanlardı.

Yakup’un firar çabası

Yakub, bizim verdiğimiz son derece moral verici pozitif telkinler sayesinde (olm seni kesecekler, şişleyecekler, bittin sen, niye vurdun ona vs…) “erkekliğin yarısı kaçmaktır” düsturuna uyarak son ders 20 dk önce okuldan kaçmaya karar verdi. Doğru bir karar verdin biz de seni koruyacağız dedi, onun en iyi arkadaşı Mehmet ve Şahin…

Okumanızı öneriyoruz »   JJRC H12W H12C test

Ancak adamlar en az 20 kişi olmuşlar yakubun robot resimlerini filan çizmiş pusuya yatmışlar. Yakup okuldan çıkıp 100 metre kadar gidince saldırıya geçtiler. O günü hiç unutmuyorum. Yardım edecek Mehmet ve Şahin mükemmel bir dostluk örneği göstererek 100 metre geriden yakubun dayak yiyişini izlediler. Garip yakup ne yapsın ki? 1 kişi değil 5 kişi değil… Bir kaçına vurdu sonra yetişemedi. Yere düştü ve bunu 1-2 dakika tekmelediler. Sonra da dağıldılar. Yakubu yerden kaldırdık. Yakup adım atamıyordu ama yıkılıp kalmayı da gururuna yediremiyordu. Sarhoş gibi biraz yürüdü sonra kenara oturdu “ben hepsini tek tek bulucam o biib çocuklarının” dedi. Ama nereden bulacaktı ki… Biz bile birkaçını zor tanırız. Bıçak filan yemediği için son derece şanslıydı.

Neyse yakuptan çok söz ettik, merak uyandırır. Kısaca çirkin olan yakup diğeri de remzi (nasıl olsa bu yazıyı görmesi milyonda bir ihtimal :))

Yoruldum, mehmeti sonra anlatırım sevgili blog. İyi geceler.

bizim sınıf

12-H sınıfı yazısını okudunuz bir de şunu okuyun: Sorun var bulamadığımdan dinle

Burası da bizim lisenin web sayfası: http://kmsimam.meb.k12.tr/